E-Mail : info@anadolias.com

TEL : 0216 540 98 21

Anadolu medeniyetlerini aydınlatan güneş

shop-1basket1person-1checkout

Sayfamızı Paylaşın :

Gümüş hakkında merak ettikleriniz.

Gümüş Nedir ?

Periyodik çizelgenin I B grubunda yer alan kimyasal bir elementtir. Çok eski dönemlerden beri bilinmesine karşın süs eşyası olarak altın ve bakırdan sonra kullanıldı. Tarihi buluntular gümüşü ilk kez Mısırlıların İÖ 3100′ de, Çinlilerin ve Perslerin İÖ 2500′ lerde kullandıklarını ortaya koymaktadır. Gene İÖ 1000 yılda Mısır’da para olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Parlak beyaz renkte altından daha sert, kolay işlenebilen tel ve levha haline getirilebilen sünek bir metaldir. Örneğin 1 gr gümüşten, 2000 m tel çekilebilir. Doğada iki kararlı izotopu vardır. Ag-107 (% 51,8) ve Ag-109 (% 48,2). Ayrıca yarılanma süresi 4,5 saniye (Ag-114) ve 40 gün arasında değişen (Ag-105), 14 kadar radyoaktif izotopu da vardır. Elektrik sistemde küp ve altıgen olarak kristallenir. Altından kolay, bakırdan zor oksitlenir. Oksijenden ve sudan etkilenmeyen oksitlenmesinin nedeni ozon ve havadaki kükürttür. Asitlere ve bazı organik maddelere karşı aşınmazsa da nitrik asit ve derişik sülfirik asitte erir.

Gümüş Ayarı Nedir?

Gümüş, uluslararası bir ayar ölçüsüne sahiptir. Gümüş ayarları binlik sistem içerisinde tanımlanır ve en saf gümüşün değeri 1000 olarak kabul edilir. Ticari gümüş ise en az 999 saflıktadır. Yaygın olarak mücevher ve takı yapımında “Sterling Silver” olarak bilinen 925 ayar gümüş kullanılır.

Gümüşün ayarı, altında olduğu gibi takı ya da eşyadaki gümüş oranını gösterir. Örneğin 800 ayar bir takıda, %80 gümüş, %20 bakır bulunur.

Gümüş metali çok yumuşak olduğundan, çoğunlukla diğer metallerle alaşımlar hâlinde kullanılır. Hem işlenişi kolaylaştırmak hem de sertliği arttırmak için ve yaygın olarak bakır ile karıştırılır. Ve altında olduğu gibi gümüşte de ayar, takıda ya da eşyada bulunan gümüş oranını gösterir.

Mücevher ve takı yapımında kullanılan gümüşün ayarı 925 ayardır. 925 ayar gümüş %92,5 gümüş ve %7,5 bakırdan oluşmaktadır. Çatal, kaşık gibi gümüşten yapılmış ev eşyalarının yapısında ise %90 gümüş ve %10 bakır bulunmaktadır. Mesela gümüşten üretilen paralar ise %90 gümüş, %10 bakır alaşımından oluşur.

Mücevher üretiminde, bazı Avrupa ülkelerinde uyulması gereken ayar 950 (1. ayar) ile 800 (2. ayar) arasında değişebilir. Bunun yanında çatal bıçak gibi ev eşyaları ile bazı madalyaların yapımında zaman zaman binde 750’ye kadar inilir. Ve içerisindeki bakır oranı % 50’yi geçmediği sürece bu alaşımların tümü beyazdır.

Gümüş ve silverplated arasındaki fark nedir ?

Herhangi bir metalin gümüş ile örtülmüş biçimine silverplated denilmektedir yani gümüş kaplama.
Metalleri, gümüş siyanürlü yunaklarda elektroliz yolundan gümüşle kaplama işlemi, gümüşleme diye de bilinir.

Gümüş Takılar Nasıl Temizlenir?

Hemen herkesin en az bir tanesine sahip olduğu gümüş takıların, zaman içerisinde kararması, eski ışıltısını kaybetmesi kaçınılmaz bir durum. Peki gümüş takıları evde kendi yöntemlerimizle temizleyip, eski ışıltısına kavuşturmanın bir yolu yok mu? Elbette var! Hem de yazının devamında…

Günlük hayatımızda en çok kullandığımız takılar, çoğunlukla gümüşler oluyor. Dolayısıyla en çabuk yıpranan, en çabuk kararan ve eski ışıltısını kaybeden takılarımızda, yine gümüşler başı çekiyor. Haliyle, bu kadar sık yıpranan bilhassa gümüş yüzük, kolye ve küpelerimizi her karardığında gümüşçüye götürüp makinelerle temizletmek yerine, evde pratik yöntemlerle temizleyip parlatmak daha kolay görünüyor.

Gümüş Takıların Temizliği

Öncelikle, gümüşün kararmasının ve zamanla renginin değişmesinin, önüne geçemeyeceğimiz bir durum olduğunu kabul etmek gerekiyor. Çünkü hava ile temas ettikçe gümüş doğal olarak kararıyor ve takılarımızın hava ile temasını kesmek pek de mümkün görünmüyor. Kararmayı en aza indirmek için ise, takıları kullandıktan sonra kutularında özenle saklamak gerekiyor.

1. Haftada Bir Takıları Silme

Gümüş takıların temizliğinde izlenecek en pratik yol, takıların haftada bir yumuşak bir bezle temizlenmesi gibi görünüyor. Hem düzenli hem de kısa bir zaman ayırarak takılarımızı koruyabileceğimiz bu yöntem, elbette biraz titizlik ve özen istiyor. “Kimin o kadar vakti var ki?” diyenlerdenseniz, hızla ikinci seçeneği geçiniz 😉

Takıları Amonyak İle Yıkama

Evde kullanabileceğiniz pratik takı temizleme yöntemlerinden biri, takıyı sıcak su ve amonyak ile yıkamaktır. Bunun için öncelikle takınızı amonyaklı suyun içerisinde 5-10 dakika bekletin. Daha sonra yumuşak bir diş fırçası ile fırçalayın. Bu işlem, takıların üzerindeki kararmayı silecektir.

3. Karbonat ve Limonlu Suda Bekletme

gümüş takıları parlatmaKendi çabalarınız evinizde uygulayabileceğiniz yollardan biri de, takılarınızı ılık suda, içerisine karbonat ve limon ekleyerek bekletmek ve ardından kuru bir bezle güzelce silmektir. Karbonat ve limonlu suda 10-15 dakika beklettiğiniz takınızı, pamuklu kuru bir bezle güzelce sildikten sonra, takınızı eski ışıltısına kavuşturabilirsiniz.


4.Takıları Silgi ile Temizleme

Çok yaygın olmamakla birlikte, pek çok kişinin kullandığı yöntemlerden biri de, takıları defter silgisiyle silmektir. Çocukken sıkça kullandığımız defter silgileriyle, takılarınızı güzelce silebilir ve geçici olarak kararan yerleri parlatabilirsiniz. Ancak pek tavsiye etmediğimiz bu yöntem, çok kalıcı sonuçlar vermeyecektir. Bu nedenle, çok da zorda kalmadıkça denemeyiniz deriz : ))

Gümüş severlerin görmeden geçmemesi gereken gümüş takı seçeneklerimiz için tıklayın.

Herkese mutlu alışverişler!

Gümüş, beyaz altın ve platin arasındaki fark nedir ??


Sarı ya da beyaz bir altın ya da platin gibi parlayabilen başka bir şey yoktur. Zaman içerisinde, değerli metaller, zenginliğin, gücün ve kudretin simgesi haline gelmiştir. Sahip oldukları güzellik ve fiziksel nitelikleri, değerli metalleri mücevher koleksiyonlarının en önemli parçaları yapmaktadır.

Beyaz Altın

Beyaz altın, renk olarak sarı altından daha hızlı bir biçimde popüler hale gelmektedir. 14 kt’lık beyaz altınlar, fiyat etiketlerinin tersine görünüş olarak platine benzediklerinden en çok rağbet edilenleridir.

Beyaz altın, sarı altınla aynı özelliklere sahip olsa da, sarı altından farklı olarak alaşımında nikel, çinko, gümüş ve paladyum gibi beyaz renk veren metaller kullanılmaktadır. Beyaz altın son derece yansıtıcıdır ve rengi asla solmaz… 18kt’lık beyaz altında %75 oranında altın bulunduğundan ve 14kt’lık beyaz altın ise %58,3 oranında altın içerdiğinden, bu iki metalden yapılacak mücevherler hafifçe sarı bir renge sahip olabilecektir. Beyazlığı arttırmak için, hemen hemen bütün beyaz altınlar platin ailesine mensup son derece sert, beyaz ve parlak bir metal olan rodyumla kaplanırlar. Zamanla, olağan aşınma etkisiyle bu rodyum kaplama aşınmaya uğrayabilir. Beyaz altınlar, gerektiğinde basit bir yöntemle yeniden kaplanarak eski beyazlıklarına ve parlaklıklarına kavuşturulabilirler. Beyaz altın, D – I sınıfı son derece beyaz elmasların parlaklığını ve ışıltısını büyük ölçüde arttırdığı için bu elmaslar için mükemmel bir çerçeve malzemesidir. Geçerli kuyumcuk seçeneklerinden biri de “iki-tonlu” mücevherler olup bunlarda beyaz ve sarı altınlar yan yana kullanılır. Bu tasarım çarpıcı bir etki yaratmaktadır ve yüzük çerçevelerinde ve bileziklerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Platin

Platin de altın gibi uzun ve kendisine has bir geçmişe sahiptir ve dünyanın en nadide metallerinden biridir. Dünya çağındaki yıllık platin üretimi yaklaşık 160 ton iken bu miktar altın için 1500 ton kadardır. Bu metal dünyanın sadece birkaç bölgesinde bulunmaktadır. Güney Afrika platin üretiminde başı çeken ülkelerdendir. Platin, altından çok daha değerli ve pahalıdır.

Platin, güzelliği ve dayanıklılığı sebebi ile yakın zamanlarda giderek daha da popüler olmaya başlamıştır. Bu metal derin, gümüşi beyaz bir renge ve derin bir göz alıcılığa sahiptir. Eşsiz soğuk beyaz pırıltısı ile elmasın ışıltısını ve parlaklığını diğer hiçbir metalin yapamayacağı kadar ön plana çıkarması, platini çerçeve yapımında yaygın bir seçenek haline getirmiştir. Matlığa ve çizilmeye karşı son derece dirençli olan platin, genellikle en ince ve en değerli taşların imalatında tercih edilen değerli metaldir.

Platini en çekici kılan karakteristik özelliği, onun mukavemeti ve dayanıklılığıdır – değerli metallerinin açık ara farkla en sağlamı ve dayanıklısıdır. Diğer metallerin çizildiği ya da taşlandığı her bir durumda metalden küçük bir miktar kaybolur. Sonunda, sarı ve beyaz altının dişleri yıpranarak öyle bir hal alır ki bunların güvenliği için daha fazla metalle takviye edilmeleri gerekir. Ama platinle değil. Platin, metalleri çizebilip üzerlerinde işaret bırakabilse de, onları kolayca yontamaz ya da dilemez. Platin, aslında birbirine çok yakın altı metal grubundan elde edilmiş bir alaşımdır – platin, paladyum, rodyum, rutenyum, iridyum ve osmiyum. Günümüzde, alaşım malzemesi olarak genellikle titany ve bakır kullanılmaktadır. Platin mücevherlerin birçoğunun %95’i saf platin ve geri kalan %5’i ise platinin mukavemetini arttıran iridyum, paladyum ve rutenyum alaşımından oluşmaktadır. Ayrıca, %90 saf platin ve %10 alaşım da olabilmektedir. Kalitesini garanti altına almak için her bir mücevherat , %95’lik saflığa sahip oluğunu belirtmek üzere “950 Plat” işareti ile ya da %90 saflığa sahip olduğunu belirtmek üzere “900 Plat” işareti ile damgalanmalıdır. Saflığından dolayı platin, diğer metaller karşı alerjisi olan kişiler için idealdir. Platin nadiren reaksiyona neden olmaktadır.